İYİ’ de NELER OLUYOR

İyi Parti Olağan Kongresi 20 Eylül tarihinde yapıldı ancak tartışmaları da beraberinde getirdi. Parti yönetimine seçilemeyen kişiler ve yakınlarının tepkileri ile toplumun tepkileri uzun süre konuşuldu.

Peki bu kişiler gerçekten seçilemediler mi?

Yoksa belirlenen bir liste , delegelerin ellerine tutuşturulup bu kişilere oy verilmeyecek mi dendi!

Şayet böyle bir durum varsa demokrasiyi ve şeffaf yönetimi getirecegini iddia eden bir partiye ne kadar itibar edebiliriz soruyorum?

Bu güne kadar olan süreçte , parti genel başkanını delegeler seçerdi.Genelde tek bir aday olur ve oluşturulan liste ile partinin yönetimi seçilirdi, yani birileri tarafından bir liste oluşturulup bu kişilerin dışında hiç kimseye oy verilmezdi ve bütün bunlar kapalı kapılar ardında konuşulurdu...

Gelelim delegelerin seçimine: Merkez tarafından il ve ilçe başkanları belirlenip, genelde bu adaylarla seçime gidilir; kati süretle bu kişiler işaret edilip büyük olasılıkla da seçilirlerdi. Koltuğuna oturan başkanlar ise koltuklarını sağlamlaştırmak için merkezin her türlü isteğini yerine getirirler. Delegelere belirli imtiyazlar verilir bir sonraki seçimde ellerine tutuşturulan listeyi hayata geçirmeleri sağlanır. İl ve ilçelerin delege seçimleri de yine tek bir liste ile yapılırdı. Birileri de buna demokrasi diyor.

Gelelim istenmeyen kişilerin seçildiklerinde neler olur...

Seçildikleri andan itibaren, merkez tarafından bir bahane gösterilerek görevden alınırlar.

Yukarıda belirtdiklerim genel itibarı ile partilerin kendi içindeki yönetici seçimlerinin nasıl olduğuyla alakalıdır.Bu sebepten dolayı da parti genel başkanları, kırk seçim kaybetseler de koltuklarını bırakmazlar.

Bunun tam tersi olsa delege değilde partiye üye kişilerin tamamı ile genel kurula gidilse. İsteyen herkes parti yönetimine aday olsa da partiye üyelerin oyları ile partinin merkez karar yürütme kurulu oluşturulsa bu kurul parti genel başkanının üstünde olsa, çoklu ortak akılla kurullar yönetilse, parti üyelerinin oyları ile genel başkan seçilse daha demokratik olmaz mı?

Şimdi gelelim bam teline, 2002 ile 2018 yılları arasında partiler kanunu tam iki yüz yirmi kez değişti ve iki yüz yirmi bir kez yeni partiler kanununun masada olduğu söyleniyor. Yani tekrar değişecek. Bende sormak durumundayım yeni bir seçimin arifesinde miyiz? Neden mi Ak Parti, bugüne kadar ne yapılmasını istediyse parti sözcüsü gibi Sayın Devlet Bahçeli’ye söyletti. Bugüne kadar her türlü ötekileştirmeye maruz kalan Sayın Meral Akşener’i yuvaya dönmeye davet etti. Neden Meral Akşener partiye davet edildi? sorusunu birçok kişi sorar oldu. Yapılan anketler ne kadar şeffaf bilmiyorum ama iktidar partisi ve ortağı % 50 barajına ulaşamıyor. Hal böyle olunca Cumhur ittifakı ‘nda bir yapılanmaya ihtiyaç hasıl oldu .İyi parti içinde ağır abiler liste dışı kaldı. Kapalı kapılar ardında birtakım görüşmeler mi oldu da İyi Parti’ de bir yapılanmaya gidildi?

Sayın Aytun Çıray daha önceden CHP’ den siyaset yapmış bir kişi ve millet ittifakının mimarlarından birisi şu soruyu sordu: İyi Parti-Cumhur ittifakı’na mı katılıyor? Parti içindeki sosyalist kişilerin ekarte edilmesi ise akıllara değişik sorular getiriyor.

Son zamanlarda gelişen olaylara baktığımız zaman erken seçim havasını koklar gibi bir durum var.  Seçimin ne zaman olacağına cevabım ise Ak Parti’nin daha güçlü olduğu bir zamanda seçime gideceğini düşünüyorum ama bu ekonomik anlayışla her geçen gün ipin ucunu kaçırdıklarını görür gibiler siyasetin önümüzdeki günlerde çok daha hareketli geçeceğini düşünüyorum. İyi Parti, bunları yapmaktansa hazır Meral hm Anadolu’yu karış karış gezmeye başlamışken halkla kucaklaşırken keşke halkın dertlerini dinleyip rahatsız olduğu konularla alakalı projeler üretseydiler. Bir de anket firmalarına anketler yaptırıp halkın rahatsızlık duyduğu konular üzerinden projeler üretse iktidara gelmemesi için hiç sebep yok.Halk artık onları duymayan sorunları ile ilgilenmeyen  siyasilerden oldukça rahatsız... 

Benim gözlemlediğim halkımızın da rahatsız olduğu öncelikli konularından bahsetmek istiyorum: Hayvan hakları konusunda ciddi manada halkımızın da rahatsız olduğu acil cezai işlemlerin uygulanmalıdır.Kadın hakları, konusunda hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’nin  kaldırılması yönünde de bir kısım insanlar mücadelelerine  devam ediyor. Diğer bir kesim halk ise sözleşmenin aynen kalması ve uygulanması yönünde tam anlamıyla muallak bir durum. Kamu görevlileri İstanbul Sözleşmesi’ni ne kadar biliyor, ne kadarı uygulanıyor, toplum yapımıza ne kadar uygun. Toplum bilimciler, psikolog ve ceza hukukçuları ile geniş kapsamlı bir çalışma yapılması tam anlamıyla elzem bir durum çünkü her gün birkaç kardeşimiz vahşice öldürülüyor. 
Toplumda bir başka kangren halini almış konu ise emeklilikte yaşa takılanlar ,bu kitle birileri tarafından sürekli istismar ediliyor. Gerçekten bu kitleyi dinleyip bizim muhatabımız halkdır deyip acilen çözüm üretilmeli dernekler, kişiler bu güne kadar bu kitlenin umutlarını çokça istismar etmiştir. 

Tarım ve hayvancılık konusu ise her geçen ayrı bir dert olma yolunda ilerliyor işçilik ve diğer giderleri bizden daha fazla olan ülkeler bizden daha ucuza tarım ürünlerini nasıl üretiyor araştırılıp bir proje halinde halka anlatılmalı. Çünkü hem çiftçimiz kazananamıyor hem de halkımız ucuz gıda tüketemiyor.
Ülkemiz hemen her üründe ithal odaklı bir ülke haline geldi.Teknoloji  konusunda neredeyse hiç üretimimiz yok gençlerimiz üniversite mezunu ama işsiz .Gerçek sayıları ise kimse bilmiyor.  
Doğa ve çevre konularında ise mücadele edenler terörist ilan ediliyor. Çevreye duyarlı projeler üretilmeli. 
Bir çok sektörde 40 yaşının altında yetişmiş mavi yakalı personel açığı var bunlara  dair projeler  üretilmeli halka anlatılmalı...
Türkiye’de siyaset yapmak aslında çok kolay  ama samimiyet eksikliği olduğunu düşünüyorum. 
Cemil Meriç üstadımızın çok sevdiğim bir lafı var müsadenizle onunla size veda etmek istiyorum 

Samimiyet öyle bir dildir ki; kör de görür, sağırda duyar  

 Yeter ki yaptığımız iş de samimi olalım.

İyi Parti Milletvekili bile bu demokratik duruma isyan etmiş...

YORUM EKLE
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YORUMLAR
Metin Ünal
Metin Ünal - 1 ay Önce

İYİ PARTİLİ BİRİ OLARAK OKUDUĞUM EN OBJEKTİF YAZI... ÇOK DOĞRU YAZMIŞSIN!

nergiz ilhan
nergiz ilhan - 1 ay Önce

İçimden geçenleri yazmış Mustafa Bey,eline emeğine sağlık!..

Aydın Adıyaman
Aydın Adıyaman - 1 ay Önce

Iyi parti içine sızmış olan MHP lilere dikkat edilmesi gerekiyor.Amaçları parti içi düzeni bozmak. ..

Ferhat elma
Ferhat elma - 4 hafta Önce

İnşAllah iyi parti iktidara gelecek. İyi parti yükseldikçe bu tip kavgaların çıkması gayet normaldir!.

Nermin AKINCI
Nermin AKINCI - 4 hafta Önce

Yazdıklarınızın bazılarına katılıyorum ama hepsine değil...İyi parti demokrasiyi içine sindirmiş bir partidir unutmayalım lütfen!

Ömer bozömeroğlu
Ömer bozömeroğlu - 1 ay Önce

Sende mi yazarlığa başladın bir sen eksiktin tam oldu şimdi