Fincancı Katırları…

Bütün inançsal mekteplerin amacı bireyleri ve bireylerden oluşan toplumları, yaratılış amacına uygun olarak mutlu kılmak ve bu doğrultuda yaşamını temin etmektir. Gerek ilahi dinler, gerekse beşeri sistemlerin odağında insan vardır. Burada muhatap insandır. Buradaki amaç; insanı hedeflediği yere ve noktaya getirmek için bütün materyalleri kullanır.

Oysa yaşadığımız bu zaman diliminde dinsel biçim ve kısıtlamalarla yaratılmak istenenler, tam tersi toplumu manevi belirsizliklere sürüklemekte ve insanın yaratılışına uygun eksenden uzaklaştırmaktadır. Çünkü hala Alevileri mezhepçi, İslami ve insani olmayan bir anlayışın tahrikiyle veya bu tarz bir bakış açısıyla görenler, yorumlayanlar ve her türlü davranışını bu anlayışın üzerine inşa edenlerin gerçekliliğiyle karşı karşıyadır Aleviler. Alevilerin itildiği noktada, yeniden tanımlamaya veya yeniden oluşturulmaya çalışılan Aleviliğe ihtiyaçları olmadığı gibi, her türlü sapma sayılabilecek Çarpıtmaların da zaten mevcut olan, bilinç dışı bir tutsaklığa düşeceklerinin farkındadırlar.

Mevcut otoritenin tanımadığı, kendi argümanlarıyla yorumladığı ve bu yolla asimile etmeyi düşündüğü Aleviler zaten zamanlar arasına sıkıştırılarak bu güne gelmişlerdir. Dayatmaları, aşağılanmaları, hor görülmeleri yaşamış bir inanç toplumu olarak “ benim gibi” olmazsan “ mutlu” olamazsın “ ya benim gibi olursun, ya da” seni yok sayarım, tanımam zihniyetini yakından tanıdığı için, bu türlü psikolojik ve ideolojik sapmaların, kalıpların sökülüp atılması için mücadele etmektedir. Bu yüzdendir ki; son zamanlarda çeşitli illerde yaşayan Alevilerin evleri işaretlenmekte, tehdit edilmekte ve otoritenin oluşturduğu dine ve mezhebe davet edilmektedirler.

Alevilerin yaşadığı ve yüz yıllardan gelen memnuniyetsizliği yeni bir dünya düşünü de kaçınılmaz kılıyor. Saçma politik oyunlardan, tahakküme dayalı yaşamaktan, tek mezhepli dayatmalardan, dinsel kılıflı saçmalıklardan dolayı, özüne dönüş anlamında bir aydınlanmaya doğru evirilmiş ve bu yönde çalışmaların yoğunlaştığı bilinmektedir. Yani Aleviler aydınlanma çabasına girmiş, Alevilerin ufkunu açmak için aydınları, dernekleri, yayınları olgunlaşmaya başlamış ve artık inançsal geleceğini tasarlamış bir sürece girmiş olan Aleviler fincancı katırlarını ürkütmüşe benziyorlar. Tam da bu noktada, gerçekleri tutsak edemeyenlerin, toplumun zihnini bulandırmak isteyenlerin yeni senaryolarının figüranları elbette olacaktır.

Yaşadığımız bu süreçte çok farklı şeylere tanıklık etmekteyiz. Bir yandan bu süreç içerisinde eylemlerin, düşüncelerin ve yapılanların tümünün birebiriyle çeliştiği ve gelecek adına, insanlık adına olumsuz, güzellik ve gerçeğin içinde olmadığı bir varoluşu yaşarken; diğer yanda yaratılan edilgen insan tutsaklığından kurtulmak için bilinçli ve gerçeğe odaklanan aklın temsilcilerinin mücadelesini görüyoruz. Bu anlamda Alevilerin kendi sorunlarına odaklanmaya, inancını yaşamaya ve Aleviliğini içselleştirip yaşamsal kılmak ve tarihini bilmek ya da öğrenmeye açık olma yönündeki toplumsal farkındalığını doğru ve haklı bir çıkış olduğunu, bu yaratılan sahte gerçekliği alt etmenin yolunun, adil, şefkatli, cömert davranışları hayatla ilişkilendirerek yaratılan engelleri aşacağımızı bilme, kavrama sürecindeyiz.

Hayat resmen Alevileri “ kendi gerçekliğine dönmeyi” dayatıyor. Bu tutsaklığın, yaratılan esaretin, ezberletilen sapmaların üstesinden gelmeyi, Ehli Beyt ve on iki imam inancını yaşamsal kılmayı kaçınılmaz kılıyor. Bu anlamda kendisine Aydın’ım diyenlere büyük sorumluluklar düşüyor. Ve hayat bütün yaşanmışlıklarımızdan önümüze bir perspektif koymasına rağmen, bu sorumluluktan, doğruluk ve adaletten kaçanların, bu gerçekliği inkar edenlerin aslında Aleviliği ihanetin kadehine bir şarap gibi doldurup, inkârcılara sunmak olduğunu unutmamalarını, bütün tarihi gerçekleri, bütün renkleri, sevgileri, güzellikleri kirletmek olduğunu bileceklerini ümit ediyorum.

Hüseyin Kaya

YORUM EKLE
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.