Biz Yorulduk, Hayat Yoruldu!

Mevsim bütün sıcaklığıyla, öpüyorken yanağımızdan,

bizler gündemin sıcaklığından kavruluyoruz.

Kıskanç ve bir o kadar da zor günlerden geçiyoruz.

Mısralar ürkek ve anlatamaz hallerimizi.

Susmanın, en büyük erdemlilik sayıldığı günlerin kuşatmasındayız.

Sohbetler bozuldu, gölgeler düşünce üstümüze.

Sözcükler seçilerek, nakış nakış işleniyor her cümleye.

Kaypakça başlıyor sohbetler, aman ha!

Kelimeler ikiyüzlü keskin bıçak gibi kesmesin diye…

Komşuluklar, gecenin yorgunluğu gibi mecalsiz.

Kimsenin, komşusunun külüne muhtaçlığı yok.

Sokaklar hayalleri öldürme telaşında ve geleceğe muhtaç.

İnsanların gözlerinde kaybolmuş bir şeylerin arayışı.

Haberler, bir çığlık gibi yalıyor kentlerin duvarlarını.

Savaş ve çatışma haberleri teğet geçiyor insanları.

Umutlar, yaralı bir ceylan gibi düşmüş yollara.

Giderek çoğalan Suriyeli karşıtı, çağrışım ve paylaşımlar.

Nasıl anlatsam, bu dalgasız denizi ve yorulan bakışları.

Sanki zaman durmuş, bir mevsimin ortasında.

Giderek çoğalan sevgisizliğin kokusunu soluyoruz.

Sevgiler, unuttuğumuz yerlerde gömülü artık.

Savaşlar bütün sonuçlarıyla geldi yüreğimize oturdu.

Biz yorulduk, yüreğimiz yoruldu, güzellikler yoruldu.

Türküler, öyküler, yazanlar, çizenler yoruldu.

Hayat yoruldu, bunca hengâmenin içinde.

Yorulmayan var mı? Elbette var, dünyanın tepesinde onlar.

En güzel yerlerinde, malikânelerde, saraylarda onlar.

Yatlarında, katlarında, yormak için bizi;

Bölmek için, savaştırmak için yeni senaryolar, oyunlar peşinde.

Yeni dostlar, yeni ilişkiler, taktikler, stratejiler peşindeler.

Ortadoğu’yu kaynattıkça kaynatıyor ve karıştırıyorlar.

Şapkadan ne tavşanlar, tilkiler çıkaracaklar bakalım!

Ne yalanlar, numaralar, dolaplar döndürecekler.

Ne kılıflar, örtüler, uyduruk masallarla beyinler iğdiş edilecek.

Nice katliamlar yaşandı ve hala yaşatılıyor.

Nerede mi?

Orta doğu cehennemimde ve bölgemizde.

Çok gerilere gitmeye gerek yok.

Afganistan’ı görmezden geldik veya anlayamadık.

Irak’ta kimyasal yalanlarına kandık.

Suriye’de demokrasi yoktu yalanları.

Asi gençler demokrasi istemiyle ayaklandılar üçkâğıtçılığı.

Ve bütün sonuçlarıyla;

Ölüm-zulüm ve talan götürdüler o topraklara.

Adı Arap Baharıydı

Adı özgürlük ve demokrasiydi.

Suriye yüzyıl kendine gelemez durumda

İnsanlar boğazlanıyor, sahte gelecekler adına.

Dost kim, düşman kim belli değil

Belli olan şey, kölelik adına savaş

Heybelerini ve işkembelerini doldurma adına

Emperyalistlere ve Siyonistlere marabalık.

Oysa Kurban edilen insanlıktır, insani değerlerdir.

Gerisi hikâyedir, yalandır, putperestliktir.

YORUM EKLE
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YORUMLAR
ahmet tanrıverdi
ahmet tanrıverdi - 4 hafta Önce

NE GÜZEL YAZMIŞSINIZ ELİNİZE SAĞLIK